Son zamanlarda Suriye, ondan önce Irak, daha önce Bosna ve daha nice niceleri.Çocuklara korku, babalara çaresizlik, annelere gözyaşı hiç yakışmıyor.Neden hep çocuklar ağlatılır, çocuklar annesiz-babasız bırakılır?Eli kanlı insanların dünyasına yakışmadıkları için mi?Ya da o insanların dünyalarını renklendirmeleri, çocukların-bebeklerin pembe dünyasını karanlığa boğmaktan mı geçer?
İnsan nasıl zevk alır can almaktan?Ya da nasıl rahat uyur geceleri?Hiç gözünün önüne gelmez mi bir bebeğin çaresizliği , bir bebeğin kimsesizliği ve bir kadının feryadı, bir babanın yıkılışı ve yenilmişliği?
Bir baba için nedir yaşamak?Yaşamanın anlamı yuvasına sahip çıkmak, eşini korumak çocuklarına rızık getirmek ve bir erkek çocuğun gözünde dünyanın en güçlü babası olmak değil midir ki!
Bir anne için nedir yaşamak?Çocuğu korktuğunda bağrına basmak,üzeri açıldığında örtmek, evladının göz yaşını görünce yüreği dağlanmak değil midir ki!
Ve bir çocuk için nedir yaşamak?Bisiklet sürmek,top oynamak, piknik yapmak ve bir sürü masum şey değil midir ki!
Bunlar ellerinden alındığında geriye ne kalır ki?Ya da bunları ellerinden almak kime ne kazandırır ki?
Hiç bir kimseye faydası olmayan bu yıkımın kime ne faydası var da yapılıyor?Bir damla petrolün karşılığı Bir bebeğin göz yaşı mı, bir kadının namusu mu, bir erkeğin hayatı mı?Su için çıkacak savaşları düşünmek bile istemiyorum.
Nasıl bir dünyaya doğru gidiyoruz meçhul ama bilinen tek şey geçen her günün güneşi bir öncekinden daha az aydınlatıyor dünyayı.Ve her geçen gün yağmur toprağa bir damla daha az bereket yağdırıyor.Buna karşılık tüm yaratılanlardan üstün kılınan insan daha çok kirletiyor doğayı ve hiç bir yaratığın zarar vermediği kadar daha fazla zarar veriyor insanlığa.
Yorumlar