Sarıkamış Harekâtı (22 Aralık 1914), I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya İmparatorluğuarasında Sarıkamış'ta gerçekleşen kara çatışmaları. Osmanlı İmparatorluğu için büyük bir başarısızlıkla sonuçlanan bir askerî girişimdir.
O feci geceyi yaşayanlardan biri olan Kaymakan Şerif Bey, hatıratına şunları yazar: "Hava soğuk idi. Saatler pek uzun olarak geçiyordu. Gece oldu. Keskin bir soğuk ve şiddetli tipi başladı. Efrad, ayağındaki çarıkla diz boyu karlı orman yamaçlarında, zabitinin gözünden kaybolmuş ve şurada burada istirahate koyulmuştu. Bunların içinde ateş yakmaya muvaffak olan vardı. Fakat birçokları da orada ebedi bir uykuya dalmıştı. Yol boyunca perakende olarak kıtasından geri kalıp da donan efrad ile ormanlar içinde kalan bedbahtlar, gündüz olduktan sonra anlaşıldı ki, fırkaların mevcutlarından daha fazla idi."
Ve son gece... 3-4 Ocak gecesi.
"Karanlık bastı. Asker düşmanla karşı karşıya, karlar içinde ve avcı halinde sabahladı. Bu askerler bu gece ne yedi? Bilmiyorum."
Ve geri çekilme...
Sarıkamış Harekatı’nın son anına kadar, her iki tarafın da kaybetme ve kazanma ihtimali vardı.
Ruslar, kesin hücuma 4 Ocak 1915’de geçmişlerdir. 9. ve 10. Kolorduların mevcutlarının çok azalması, bir avuç insanı, çok geniş bir cepheyi müdafaa etmek zorunda bırakmıştır. Kendilerinden sekiz kat üstün bir düşmana karşı dayanmışlar; fakat 11. Kolordu’dan beklenen yardımı alamamışlardır.
Enver Paşa, en ön saflardayken, vasiyetini şu şekilde yazmıştır: "Ruslara taarruz edildi, fakat mağlup edilemedi. Şimdi, 11. Kolordu ve süvari fırkasını bekliyorum. Gelir ve yetişirse, düşmanı bozacağım. Fakat gelmeden düşman, zayıflamış kıtalarımıza taarruz eder ve taarruzda muvaffak olursa, o vakit ordu mahvolmuş demektir. Şimdiye kadar asker ve zabitler, hiç kusursuz harp ettiler. Her manevrayı yaptılar. Bu halde vasiyetim: Ben vazifemi yaptığımı sanıyor ve öyle ölüyorum. Düşmana, sonuna kadar karşı koyunuz. Her halde sonunda muvaffak olacağız. Ben, kalben müsterih olarak ölüyorum. Yaşasın dinim, vatanım, padişahım!"
5 Ocak’taki Rus taarruzunda, düşman, bir kaç yerden girme yapmasına rağmen; Enver Paşa çekilme emri vermemiş, kendisi de yerinden ayrılmamıştır.
Miralay Şerif, Enver Paşa’nın yanına gelerek, "9. ve 10. Kolordulardan hayır kalmadığını, neticenin esaret olduğunu" söylemiş ve "Burada kalmakla hiçbir fayda temin edemezsiniz, fakat 11. Kolordu’nun olduğu Kötek’e gider ve bu birliği harekete geçirirsiniz, durumumuzu düzeltebilirsiniz" isteğinde bulunmuştur. Yani Enver, İstanbul’a kaçmak için değil, 11. Kolordu’yu harekete geçirmek için cepheden ayrılmıştır. Bardız’a yaklaştığında ise, bir düşman keşif kolunun ateşine maruz kalmış, kurmaylarından biri de kolundan yaralanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına göre Osmanlı zayiatları 60.000 ve Rus zayiatları 30.000'dir. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Rus'lar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden ölmesidir. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. 5000 kişi civarında esir alınmıştır. Bunlar tahmine göre Kırımda domuz çifliğinde çalıştırılarak ve aç bırakılarak ölmüşlerdir. Tarihçi-yazar Mehmet Niyazi Sarıkamış harekatındaki şehit sayısının tüm belgelerde toplamda 23.000 olduğunu, 90.000 rakamının 60.000 kayıp veren Rusların yalanı olduğunu kaydeder.
Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış hakkında herhangi bir haber, bildiri veya yayın yapılmasını engelleyerek sansür uygulamış ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllar sonra öğrenebilmiştir.
Sarıkamış Şehitlerini tarih kitaplarından okumadan önce Musa Eroğlu'ndan Gül Ahmet'ten duyduğumuz Sarıkamış ağıdı hepimizin içini burkar;
Kaynakça;
http://yaz.bilgicik.com/enver_pasa_ve_sarikamis_gercegi-t1725.0.html;wap2=
http://www.haberturk.com/polemik/haber/710163-sarikamistaki-sehit-sayisinin-23-bin-oldugu-iddiasi
http://www.stargazete.com/gazete/yazar/doksan-bin-turk-ten-ozre-de-karsi-misiniz-157033.htm
VİKİPEDİA
Ve son gece... 3-4 Ocak gecesi.
"Karanlık bastı. Asker düşmanla karşı karşıya, karlar içinde ve avcı halinde sabahladı. Bu askerler bu gece ne yedi? Bilmiyorum."
Ve geri çekilme...
Sarıkamış Harekatı’nın son anına kadar, her iki tarafın da kaybetme ve kazanma ihtimali vardı.
Ruslar, kesin hücuma 4 Ocak 1915’de geçmişlerdir. 9. ve 10. Kolorduların mevcutlarının çok azalması, bir avuç insanı, çok geniş bir cepheyi müdafaa etmek zorunda bırakmıştır. Kendilerinden sekiz kat üstün bir düşmana karşı dayanmışlar; fakat 11. Kolordu’dan beklenen yardımı alamamışlardır.
Enver Paşa, en ön saflardayken, vasiyetini şu şekilde yazmıştır: "Ruslara taarruz edildi, fakat mağlup edilemedi. Şimdi, 11. Kolordu ve süvari fırkasını bekliyorum. Gelir ve yetişirse, düşmanı bozacağım. Fakat gelmeden düşman, zayıflamış kıtalarımıza taarruz eder ve taarruzda muvaffak olursa, o vakit ordu mahvolmuş demektir. Şimdiye kadar asker ve zabitler, hiç kusursuz harp ettiler. Her manevrayı yaptılar. Bu halde vasiyetim: Ben vazifemi yaptığımı sanıyor ve öyle ölüyorum. Düşmana, sonuna kadar karşı koyunuz. Her halde sonunda muvaffak olacağız. Ben, kalben müsterih olarak ölüyorum. Yaşasın dinim, vatanım, padişahım!"
5 Ocak’taki Rus taarruzunda, düşman, bir kaç yerden girme yapmasına rağmen; Enver Paşa çekilme emri vermemiş, kendisi de yerinden ayrılmamıştır.
Miralay Şerif, Enver Paşa’nın yanına gelerek, "9. ve 10. Kolordulardan hayır kalmadığını, neticenin esaret olduğunu" söylemiş ve "Burada kalmakla hiçbir fayda temin edemezsiniz, fakat 11. Kolordu’nun olduğu Kötek’e gider ve bu birliği harekete geçirirsiniz, durumumuzu düzeltebilirsiniz" isteğinde bulunmuştur. Yani Enver, İstanbul’a kaçmak için değil, 11. Kolordu’yu harekete geçirmek için cepheden ayrılmıştır. Bardız’a yaklaştığında ise, bir düşman keşif kolunun ateşine maruz kalmış, kurmaylarından biri de kolundan yaralanmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına göre Osmanlı zayiatları 60.000 ve Rus zayiatları 30.000'dir. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Rus'lar ile yapılan çarpışmalarda değil de ağır soğuk hava koşulları yüzünden ölmesidir. Ruslar; Türklerden 200 subay, 7000 eri esir, 20 makineli tüfekle 30 topu ganimet olarak almışlardır. 5000 kişi civarında esir alınmıştır. Bunlar tahmine göre Kırımda domuz çifliğinde çalıştırılarak ve aç bırakılarak ölmüşlerdir. Tarihçi-yazar Mehmet Niyazi Sarıkamış harekatındaki şehit sayısının tüm belgelerde toplamda 23.000 olduğunu, 90.000 rakamının 60.000 kayıp veren Rusların yalanı olduğunu kaydeder.
Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış hakkında herhangi bir haber, bildiri veya yayın yapılmasını engelleyerek sansür uygulamış ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllar sonra öğrenebilmiştir.
Sarıkamış Şehitlerini tarih kitaplarından okumadan önce Musa Eroğlu'ndan Gül Ahmet'ten duyduğumuz Sarıkamış ağıdı hepimizin içini burkar;
Sarıkamış Altın Bulak
Soğanlı`yı biz ne bilek
Bizim uşak göycek gezer
Ağca zıbın, kara yelek
Yüzbaşılar binbaşılar
Tabur taburu karşılar
Bir kar yağar ince ince
Yatan şehitler ışılar
Gözünü sevdiğim Eşe
Tekerin dayandı taşa
Seferberliği durdur
Elin öpem Enver Paşa
http://yaz.bilgicik.com/enver_pasa_ve_sarikamis_gercegi-t1725.0.html;wap2=
http://www.haberturk.com/polemik/haber/710163-sarikamistaki-sehit-sayisinin-23-bin-oldugu-iddiasi
http://www.stargazete.com/gazete/yazar/doksan-bin-turk-ten-ozre-de-karsi-misiniz-157033.htm
VİKİPEDİA
Yorumlar